kişisel paylaşımlar
In: Teknoloji
29 Jan 2010Bilişim ve teknoloji sevenler, günlerdir, hatta aylardır bugünü bekliyordu. Apple, yeni tablet bilgisayarını(?) duyuracaktı. Bugüne kadarki açıklamalar ve beklentiler, hep beklentiyi yüksek tuttu. En büyük tartışma acaba yeni Apple tableti iPhone OS’ın geliştirilmiş bir versiyonunu mu kullanacaktı, yoksa Snow Leopard’ın basitleştirilmiş bir versiyonunu mu? Bir kısım Snow Leopard’a benzeyeceğini savunurken, bir kısım da iPhone’un işletim sistemine benzer bir işletim sistemi olacağı yönünde görüş belirtiyordu. Yeni ürünün ismi iTablet, iSlate, iPad vs. gibi bir çok spekülatif söylemle çoktan verilmişti. İşte o gün geldi ve çattı. Apple, yeni tablet’ini iPad olarak lanse etti.
Peki iPad nedir? İşte bu ürünün başlıca özellikleri;
- Entegre edilmiş Safari tarayıcısı ile internet erişimi
- Mail okuyup, gönderebilme
- Gelişmiş fotoğraf albümü göstericisi
- Video/Film görüntüleme
- YouTube desteği ile online video izleme
- iPod ile müzik dinleme
- iTunes ile AppStore’daki herhangi bir iPhone app ya da iPad için özel geliştirilecek olan app’leri indirebilme
- iBooks yazılımı sayesinde, Amazon’un Kindle’ına rakip olabilecek kalitede e-kitap uygulaması
- GPS desteği ile Google Maps
- Not alma, Takvim, Kişiler Listesi etc.
Bu tip özellikler varken, bu ürünün ilk açıklamaların aksine, tamamen bir “multimedia gadget” olma yolunda ilerlediğine şahit olduk. Kısacası tipik bir Apple ürünü. Apple, iPod, iPhone vb. multimedia cihazlarında kullandığı stratejinin çok benzerini iPad pazarlama stratejisinde kullanmışlar gibi gözüküyor. iPod 3G’nin, Apple açısından ne denli değişikliğe sebebiyet verdiğini gördükten sonra, iPad’de de benzer bir strateji uygulamamalarını beklemek abes olurdu doğrusu.
iPad’in lansmanının bitmesinden dakikalar sonra, teknik detaylar eleştirilmeye veya yüceltilmeye başlandı. Ürünün teknik detaylarına bakarsak;
- 9.7 inch LED aydınlatmalı IPS panel ekran
- Multi-touch desteği
- 0,68 rahat
- 10 saatlik aralıksız kullanım pil ömrü
- İnce tasarım (24,2 cm, 19 cm)
- Kablosuz bağlantı desteği ve 3G desteği
- 1GHz A4 işlemci.
Bu özellikler içinde neden Flash Disk desteği yok? Neden USB girişi yok? Neden multitask olayı yok?
Yukarıdaki sorular ile Apple’ın çıkarmış olduğu tablet’in eksik yönlerini görmeye çalışanlar, bir konuda haksızlar. Bahsetmiş olduğumuz firma Apple. Apple, günümüz insan yaşamının büyük bir çoğunluğu iş ve en arasında mekik dokumak ile geçtiğinin bilincinde ve yaptığı işi dünya üzerinde kendisinden daha iyi yapan şimdilik yok. Apple’ın amacı, insanların (ya da piyasanın) ihtiyacı olan yeniliklere nokta atış yaparak, getirdiği özellikleri layıkıyla yapmak suretiyle pazarlamada üstün bir seviyeye gelmek olduğundan, çıkaracağı iPad’lerin, basit ve en temel ihtiyaçları karşılaması, biz kullanıcıları pek üzmeyecektir.
İşte yeni Apple harikası iPad’den fotoğraflar:
Ürünlerin fiyat skalası, 499$ ile 829$ arasında değişiyor. 16-32-64 GB internal storage modelleri mevcut. Şahsi fikrim, Apple iPad’in, her ne kadar ilk başta beklentilerin altında kaldığı belirtilse de, orta vadede netbook ve diğer tabletlerin tahtını, yine Apple sadeliği ve kullanıcı dostu arabirimiyle sarsacağı yönünde. Kendim, Amerika’dan yaza bir tane edinmeyi düşünüyorum. Yeni Kindle 400$ ediyorsa, iPad de 499$’a alıcı bulacaktır. Tahminlerden daha çok.
Son günlerde Microsoft’un da kabul ederek dillendirdiği Internet Explorer’daki açıklar nedeniyle, Almanya’da bilgi güvenliğinden sorumlu federal ofis, Alman vatandaşlarına Internet Explorer 6/7/8 kullanmamalarını tavsiye etmiş. Bu durum, 80+ milyon insanın yaşadığı Almanya’da diğer tarayıcıların ağzını sulandırmış olabilir fakat her nedense bu tür açıklamalar işe yarasa bile vadesi kısa oluyor.
Kaynak: http://www.engadget.com/2010/01/16/germany-advises-its-citizens-to-say-nein-to-internet-explorer/
In: Diger
1 Jan 2010Arkadaşın 2009′u sevemedim. Senle güzel bir ilişkimiz olacak; hissediyorum 2010. Bana gösterdiğin ilk rüyada, şu an olmayan sevgilimle uyudum. Sabah da Alka-Seltzer buldum evde. Erken de uyandırılmadım. Sanırım bu kez olacak 2010. Tuttum seni.
Kapatırken klasik temennimizi de söylemeden kapatmayalım:
“Yeni yılın herkes adına mutlu, sağlıklı, bol kazançlı ve sevdikleriyle beraber olduğu bir yıl olmasını dilerim.”
İyi yıllar !
In: Diger
31 Dec 2009Geride bırakıyoruz seni. Bir çok anımız oldu yine senden öncekilerle de olduğu gibi. Fakat genel ortalamaya bakılırsa, sınıfı geçemedin 2009. Ülke olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Biraz daha geniş bir skalada baktığımızda dünyada da aynı sıkıntıların yaşandığını görüyoruz. Bu yüzden kötü hatırlanacaksın 2009. Bireysel bakıldığında kimimiz için güzel, kimimiz için çekilmezdin. Ama giderken adam ol bari. Ne o öyle 31 Aralık’ta güneş falan? Yemezler 2009.. Yemezler.
In: Teknoloji
27 Dec 2009Gün geçmesin IIS’de bir açık bulunmasın. Son karşılaşılan açıklardan biri de script veya diğer zararlı dosyaların, ‘;.’ karakterleri ile ayrılarak sonuna başka bir uzantı eklenip siteye ‘upload’ edilip, doğrudan link ile çağrılarak çalıştırılabilmesi.
Örneğin, bir ‘asp’ dosyası sonuna ‘;.jpg’ eklenip, imaj upload edilebilen bir siteye ‘upload’ edilerek, link halinde çağrılınca, eğer IIS asp script çalıştırmaya izin veriyorsa, sondaki ‘;jpg’ uzantısını es geçerek onu bir script dosyası olarak algılayıp çalıştırıyor.
http://www.examplesite.com/images/gallery/example.asp;.jpg
In: Fotograf
27 Dec 2009Yaklaşık iki sene Canon EOS 450D model fotoğraf makinem ile birlikte gelen kit lensi kullandıktan sonra, önce Canon 50mm prime f1.8, sonrasında Tamron 17-50mm f2.8 objektiflerini satın aldım. Bir şey satın almadan önce en ufak detayına kadar test eden bir yapım olduğundan, Tamron 17-50mm ile kit lens arasında 500$ civarı bir ücret vermeye değecek kadar bir fark olup olmadığını araştırdım. Herkesin kanısı Tamron’un (yazının devamında Tammy diyeceğimdir) çok keskin olup, renkleri olabildiğine canlı verdiği ve 2.8 diyafram açıklığında dahi keskinliğini kaybetmemesiydi. Bunun üzerine Sigma 17-70mm Macro objektif ile olan savaşı kazanan Tammy, yeni ‘takeaway’ lensim oldu.
Geçen gün elimde olan üç objektifin 50mm’de keskinlik ve ISO performans testini yapmaya karar verdim. Testin galibi şüphesiz Tammy oldu.
50mm
f10
ISO 100
Blog’um’a,
Yaklaşık 2 gündür düzgün bir tema bulmak için uğraşıyorum sana, sonunda bir tane minimal ve sade bulabildim. Logo ve Banner alanlarını değiştirdikten sonra sanırım tam istediğim kıvama geleceksin.
İlerleyen günlerde daha uzun yazılarla birlikte olacağız sevgili blog’um. Şimdilik 1-2 estetik yapmalıyım üstünde ondan uzun yazamıyorum.
Sanırım ilk yazım geçen gün yapmış olduğum objektif testim olacak.
Pek yakında.
O.K.
Orkun Kaan Türeyyen
08/06/1985